CPM HAKKINDADESTEKBASIN ODASIKARİYERE-BÜLTEN BLOG İLETİŞİM
SEKTÖRLER & ÇÖZÜMLERCPM ANALYTICSMOBİLİŞ ORTAKLARIMIZREFERANSLAR

Doğadan, CPM ERP ile değişen iş süreçlerine anında cevap veriyor

Yazar:
CPM Blog
Tarih:
15.11.2016

DOĞADAN Öner Sinan: “Türkiye, global ekonomideki rolünü değiştirecek büyük bir dönüşüm gerçekleştirme fırsatının eşiğinde.”

dogadan

“Her yıl birçok uzmanın işgücü piyasasına katılmasına rağmen maalesef hâlen batılı ülkelerin çok gerisindeyiz. Gelişmiş ülkelerde bilişim eğitimi, ilkokul çağında başlarken bizde maalesef okulların müfredatında yer almıyor.”

Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

Uludağ Üniversitesi’nde Fizik eğitimi aldım ancak okul yıllarında bilişim alanına duyduğum ilgi mesleki kararlarımı bu yönde almamı sağladı. Ben de kariyer adımlarımı bu doğrultu da atarak bilişim alanında çalışmaya başladım. Son 9 yılı Bilişim Sistemleri Müdürü olmak üzere toplam 12 yıldır Doğadan’da görev yapıyorum. Evli ve iki çocuk babasıyım.

Biraz da Doğadan firmasını tanıyalım isterseniz...

Doğadan, Türkiye’de bitki ve meyve çayı kategorisinin kurucu ve lider markasıdır. 40 yılı aşkın süredir tüketicilerin yaşam kalitesine katkıda bulunan sağlıklı, yenilikçi ve lezzetli ürünler sunuyor. Doğadan bitki ve meyve çayları, siyah çay, bitki şekeri, demlenmiş soğuk çay ve meyve püresi olarak 5 ana kategoride toplamda 77 ürün ile tüketiciye ulaşıyor. Diğer yandan bu başarının temelini oluşturan ve benim de mesleğimin vazgeçilmezlerinden biri olan inovasyon, Doğadan’ın 40 yıllık sürdürülebilir başarısının ardında yatan en önemli etkenlerden biridir.

Markanızın gelecek projeksiyonları nasıl?

Bilgi teknolojilerinin gelişmesi ile birlikte; üretim-dağıtım süreçlerinde otomasyon sistemlerini kullanmak, bilgiye her yerden ulaşmak ve karar-destek süreçlerinde teknolojileri aktif olarak kullanmak çok önemli. Bu kapsamda operasyonel iş süreçlerini teknoloji çerçevesinde daha katma değerli hâle getirecek entegre otomasyon sistemleri ve IoT (Internet of Things) prensipleri çerçevesinde veriyi toplamak ve yorumlayacak sistemler ana önceliğimizi oluşturuyor.

Sektörünüzün seyri ne yönde gelişiyor?

Çay pazarındaki hareketliliğin gelecek yıllarda da devam edeceğini, pazarı büyütecek dinamiklerin de bizim için çok önemli olan inovatif ürünler ve kaliteli çay üretimiyle sağlanacağını düşünüyoruz.

ERP’ye geçiş kararınız nasıl gelişti?

Günümüzde entegre yapıda çalışan işletmeler için ERP olmazsa olmaz bir yazılım. 2005 yılında bilgi teknolojilerinin getirdiği imkânları kullanarak; iş süreçleri arasında bütünleşmeyi sağlamak, çalışanların iş yapma kabiliyetlerini arttırarak yöneticilerin doğru bilgiye istenen zamanda erişmesi, sistemin sunduğu analitik raporlar ışığında daha sağlıklı kararlar alınmasına destek olmasının yanı sıra operasyonlarda belirli standart ve disiplinler uygulamak amacıyla ERP‘ye geçme kararı verildi.

ERP konusunda CPM’i tercihinizin arkasındaki saikler nelerdi?

ERP altyapısına geçmeden önce kullandığı- mız paket program için bir takım raporlama ve fonksiyonel yetenekler kazandırmak adına CPM ile çalışıyorduk. ERP arayışımız çerçevesinde de CPM parametrik ve sürekli geliştirilebilir altyapısının ön plana çıkması sonucu CPM ile yol arkadaşlığına devam etme kararı aldık. 2007 yılında devreye aldığımız ERP ile sistemimize zaman içerisinde birçok yeni özellikler kazandırarak değişen iş süreçlerine cevap vermesini sağlıyoruz.

Elbette ki hayat sadece iş değil. İş dışı sevdiğiniz uğraşılar neler?

İş dışında genellikle ailemle vakit geçirmeye çalışıyorum. Çocuklarımla ilgileniyorum, özellikle oğlum havacılığa çok meraklı. Bu bakımdan mümkün olduğunca havacılık alanındaki etkinliklere gitmeye çalışıyoruz. Bunun yanında Teknolojik oyuncaklar her zaman ilgimi çekmiştir, e-ticaret sitelerinin elektronik bölümleri sıklıkla kendimi kaybettiğim yerlerdir.

Başarılı bir insansınız. Bunun arkasındaki dinamikler neler?

İş hayatında insan merkezli çalışma modellerinin önemli fayda sağladığını düşünüyorum. Çalışanlara imkan veren bir kurum kültürü içerisinde olduğunuzda ise beklenmedik, olağanüstü işler başarıldığını görüyoruz. Ayrıca gerek iş hayatında, gerekse özel hayatta karşılaşılan her durumda küçük detaylara boğulmadan resmin bütününe odaklanmak gerektiğine inanıyorum.

Malum son yıllarda endüstri 4.0 konusu çok tartışılıyor. Siz bu teknolojik dönüşümlere nasıl yaklaşıyorsunuz?

Bu konuda Charles Duell (Amerika Patent Dairesi Başkanı, 1899)‘in tarihin en büyük bilimsel gaflarından olan “Artık yeni hiçbir şey yok. İcat edilebilecek her şey icat edildi.” sözü aklıma gelir. Dünya teknoloji alanında son yüzyılda ve özellikle son yirmi yılda inanılmaz bir değişim ve dönüşüm geçirdi ve geçirmeye de devam ediyor. Endüstri ve bilişim teknolojilerini bir araya getirmeyi amaçlayan Endüstri 4.0 stratejisi gerçekleşirse; entegre üretim ve dağıtım süreçlerinin kalitesi artarken, maliyetler ve üretim için ihtiyaç duyulan enerji miktarı azalacaktır. Bu süreçte artık insandan çok siber-fiziksel makine ve robotik sistemlerin daha ön plânda olduğu, ar-ge, satış-pazarlama ve yönetim süreçlerinde kullanılacak yapay zeka sistemleri ile bunların tümünün uyum içinde çalışması söz konusu olacaktır.

Sizce sanayi sektörü ve kamu bu meseleyi nasıl ele almalı?

Genç ve büyüyen işgücüne sahip Türkiye, global ekonomideki rolünü değiştirecek büyük bir dönüşüm gerçekleştirme fırsatının eşiğindedir. Türkiye sanayisinin gelişmesinde ve rekabetçiliğin artırılmasında çok temel bir faktör ve fırsat olacağına inanılan Endüstri 4.0 devriminin yakalanması ve öncü ülkeler arasında yer alınması için tüm paydaşların ortak bir ülke planı ve hedefi çevresinde odaklanarak çalışması bir aciliyet ve zorunluluktur.

Kendi üretim ve hizmet süreçlerinizde bilişim ve teknoloji kullanım seviyeniz ve bu konuda geleceğe dönük değerlendirmeleriniz nedir?

Bitki Meyve çayı pazarının öncü ve lider firmalarından olan Doğadan, tedarik zincirinden satışa kadar olan iş süreçlerinde teknolojiyi üst seviyede takip ediyor. Bu süreçlerin yönetiminde ise bilgi teknolojilerini aktif olarak kullanıyor. Bunu yansıtan en başarılı örnek sanırım önümüzdeki dönem özellikle üretim, stok ve sevkiyat yönetiminde daha çok yer almasını beklediğimiz nesnelerin interneti olarak bilinen IoT (Internet of Things) yapılar konusunda yürüttüğümüz çalışmalardır.

Bilim ve teknoloji eğitimsiz olmaz. Bu konuda ne durumdayız?

Ülkemizi yarına taşıyacak ve bilişim toplumuna dönüştürecek “bilişim uzmanı” olarak adlandırılan insan gücünün büyük bölümü; üniversitelerin bilgisayar mühendisliği ve bilgisayar eğitimi bölümleri, enformatik enstitüleri, birkaç çeşit ön lisans programı, özel kurs ve sertifika programlarında yetiştiriliyor. Her yıl birçok uzmanın işgücü piyasasına katılmasına rağmen maalesef hâlen batılı ülkelerin çok gerisindeyiz. Gelişmiş ülkelerde bilişim eğitimi ilkokul çağında başlarken bizde maalesef okulların müfredatında yer bile almıyor. Sanayi 4.0 devrimini konuştu- ğumuz bu yıllarda çağın gerisinde kalmamak adına okullarda bilişim eğitimi en temelden başlamalı ve eğitimli nesillerin yetişmesi konusunda ülke stratejileri oluşturulmalıdır.

Arşiv
2Bin Müsibet Bir Nasihat