CPM HAKKINDADESTEKBASIN ODASIKARİYERE-BÜLTEN BLOG İLETİŞİM
SEKTÖRLER & ÇÖZÜMLERCPM ANALYTICSMOBİLİŞ ORTAKLARIMIZREFERANSLAR

Hareket Kontrol Teknolojileri Merkezi (HKTM) CPM ERP ile geleceğe daha rahat bakıyor

Yazar:
CPM Blog
Tarih:
15.11.2016

HKTM (Hareket Kontrol Teknolojileri Merkezi) Tunç ATIL : “Artık insanla beraber iş yapan, insana zarar vermeyen, öğrenerek çalışan ve iş gören robotlar dönemi geliyor.”

hktm

Kısaca sizi tanıyabilir miyiz?

1959 doğumluyum. 1982’de Boğaziçi Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünden mezun oldum. İş hayatına Hidropar A.Ş. ile başladım. 1998 yılında Gebze Bölgesi’nin yanı sıra Doğu Marmara ve Batı Karadeniz Bölgesini kapsayacak şekilde BoschRexroth ana bayiliğini yapmaya başladık, halen devam ediyoruz.

Bize firmanız hakkında bilgi verebilir misiniz?

998 yılında şirketi kurduğumuzda 3 kişiydik. Sermayasi de BoschRexroth’un vâdeli olarak verdiği ürünlerdi. Şu an 52 kişilik bir ekibimiz ve yeni yerleştiğimiz bir fabrika yatırımımız var.

Temel faaliyet kollarınız neler?

Genel hizmet, sistem ve ürün kapsamımızın hareket ve kontrol teknolojileri olarak özetleyebiliriz. Kategorize edecek olursak 3 ana hizmet kolumuz var. 1-Hidrolik Proje ve Satış 2-Elektromekanik ve Robotik 3- Mekanik Otomasyon ve Satış Hidrolik bizim en ağırlıklı konumuz. İmalat kapsamında hidrolik güç üniteleri, valf kontrol blokları, valf standları, test sistemleri, filtrasyon ve sirkülasyon grupları, akü- azot tüpü standları yanında, ISO standartlarında ve müşteri taleplerine özel hidrolik silindirler yer alıyor. Elektromekanik ve Robotik bölümümüz ise parça işleme, kesme, besleme, boşaltma, ta- şıma paketleme, kutulama, paletleme ve özel çözümler dahil olmak üzere sanayicilerimizin ihtiyaçlarına özel anahtar teslim çözümleri, alanında uzman mühendislik ekibimiz ile sunuyor. Mekanik ve Otomasyon Satış bölümümüzle, hareket ve kontrol teknolojileri alanında kurmak isteyebileceğiniz tüm sistemlerin temel mekanik ve otomasyon ürünlerini, gerek komponent bazında, gerekse kurulumu yapılarak devreye alınacak şekilde tek kaynaktan sunabilmekteyiz.

Geleceğe yönelik yatırımlarınız hakkında bilgi alabilir miyiz?

Geleceğe yönelik planımızda yeni başladığımız hidrolik silindir üretimini geliştirmek var. Onunla ilgili temel makineler daha önceden alındı. O makinelerin kapasiteye göre artışı planlandı. Bunlar da 1.5 yıl içinde yaklaşık 1.5 milyar TL’lik bir yatırımla tamamlanacak.

Sektörünüzün gidişatını nasıl görüyorsunuz? Yurt içindeki tablo bize ne söylüyor?

Hemen hemen her sektörde olduğumuz için, krize giren sektörlerde zor günler yaşanırken biz başka sektörlere hizmet verecek şekilde esnek pozisyon alabiliyoruz. Bu bizim en büyük gücümüz. Aynı zamanda satılacak ürün ve projelerimizi oluşturan hammaddemizin aynı olması da bizim için büyük bir avantaj.

ERP yazılımı kullanan sektörün güçlü markalarından birisiniz. ERP kullanma kararını nasıl verdiniz?

Açıkcası önceleri çekindik. Çünkü ciddi bir yatırım ve karardı. Fakat yapmak zorundaydık. Çünkü eski konvansiyonel programlar ve onlardan üretilmiş Excel tablolarla bir yere kadar gidebiliyorsunuz. Onların yorucu olması ve zaman alması, entegrasyon ve takip sorunları işleri içinden çıkılmaz hâle getiriyordu. Yakında bu geçiş sürecinin %90’nını tamamlayacağız ve inşallah ciddi bir rahatlığa kavuşacağız.

ERP’ye yaptığınız yatırımlar size nasıl geri dönüşler sağladı? Bu kararınızdan memnun musunuz?

Bugün ERP’siz olmuyor. Başka bir seçenek yok. Zorunlu bir yatırım olarak görüyoruz. Bu yolla biz iş verimliliğimizin artmasına odaklanmış durumdayız. ERP de bunun çok önemli bir parçası. Dolayısıyla ERP size güzel bir alt yapı sağlıyor ve aslında kendisine verilen parayı geri ödüyor.

ERP konusunda CPM ile yürüttüğünüz çözüm ortaklığı hakkında bilgi verebilir misiniz?

Daha önce bayi aracılığı ile çalışırken şimdi CPM ile çalışmaya başladık. Sistemin tıkandığı noktalarda merkezin bize çok büyük yardımı oldu ve hâlen de olmaya devam ediyor. Onun için önümüze artık daha rahat bakıyoruz. Zaten CPM ile çalışmaya başlama dönemimiz, kurumsal bir yapıya kavuşma arayışımızla başlamıştı. Önceleri atölye ayrı yerde, finans ayrı yerde, depo ayrı yerdeydi ve maalesef verimsiz bir çalışma oluyordu. CPM ERP âdeta bizi toparladı.

İş dışında hobileriniz var mı? Bize onlardan bahseder misiniz?

İşkolik olmakla birlikte Lise ve Üniversiteden arkadaş grubumla dünyayı gezmek, okumak, yüzmek hoşlandığım alanlar. Amatör Pilotluk eğitimini de sertifika aşamasına yaklaşacak düzeyde aldım. Adrenalini severim. Tenis oynuyorum. Tiyatroyu da bu konuda eğitim alan oğlum sayesinde daha da yakından takip eder hale geldim.

“Bugün ERP’siz olmuyor. Başka bir seçenek yok. Zorunlu bir yatırım olarak görüyoruz. Bu yolla biz iş verimliliğimizin artmasına odaklanmış durumdayız.”

İş hayatınızdaki başarılarınıza katkısı olduğunu düşündüğünüz özellikleriniz ve alışkanlıklarınız var mı? Varsa bizimle paylaşır mısınız?

Takipçi olmanın ve metodlu çalışmanın başarıya ciddi anlamda katkısı olduğunu düşünüyorum.

Malum bu yüzyıl, sanayi ve teknolojide büyük sıçramalar oldu. Klasik makinelerden, robot teknolojilerine geçiş derken şimdi internet üzerinden birbiriyle konuşan akıllı makine ve sistemlere vurgu yapan endüstri 4.0 tartışılıyor. Siz bu teknolojik dönüşümleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Endüstri 4.0, çok basit anlatımıyla gelişmiş sistemlerin fabrikalarda daha yaygın kullanılması, sistemlerin birbirleriyle haberleşebilmesi ve internet üzerinden yönetilebilmesi, böylelikle günlük işletme sorunlarının çok daha kolay ve pratik çözülebilmesi esasına dayalı. Konuyu önemli görüyor ve nitelikli insan kaynağımızı buna hazırlıklı şekilde yetiştirmemiz gerektiğine inanıyorum

Genel olarak Türkiye’deki sanayi kuruluşları sizce endüstri 4.0’ın ortaya koyacağı dönüşümlere ne kadar hazırlıklı? Bizim önceliklerimiz ve izleyeceğimiz yol ne olmalı?

Kısmen hazırlıklı olanlar, çok iyi düzeyde olanlar olduğu gibi, bu konuda ağır kalan firma ve sektörler de var. Fabrika otomasyonunda zorunluluk gereği çok hızlı bir ilerleme var. Ağır endüstri bu konuda biraz daha yavaş ilerliyor. Çünkü orada çok daha büyük kuvvetlerden, yüklerden bahsediyoruz. Bilinçlendirme çok önemli.

Bilişim ve teknoloji alanındaki eğitim kalitemiz hakkında fikirleriniz nedir ve ne yapılmalı?

Ben, Kocaeli Sanayi Odası’nda aynı zamanda Genel Amaçlı Makine İmalat Sanayi Meslek Komitesi başkanıyım. Orada bu konularda çok yoğun çalışmalar yapılıyor. Olumlu gelişmeler de oluyor. Birinci olarak Devlet, düzenlemelerle üniversite öğretim üyelerini bu kanala yönlendirmeye çalışıyor. İkinci olarak da Sanayici, tıkandığı noktalarda neden üniversiteden faydalanmayayım bilincine erişmeye başlıyor.

Bize HKTM’nin projelerinden bahseder misiniz?

Tübitak ARGE destekli projeler bizim için önemli. 2011’de Delta robot ya da diğer adıyla Örümcek robot Tübitak desteği ile gerçekleştirdiğimiz ilk çalışmadır. Hemen ardından 2 eksenli 30 kg’a kadar yükler için D2 Delta robot dediğimiz bir diğer projeyi hayata geçirdik. Türkiye’de ilk defa yapılan Servo hidrolik silindir projemiz var. Boğaziçi Üniversitesi ile başladığımız bir proje ise Tübitak Hakem heyetinde. Bir tür insansı robot çalışması. Endüstriyel robotlar hep korumalı bir alanda ve insandan uzak iş yaparlar. Ama artık insanla iş yapan, insana zarar vermeyen, öğrenerek çalışan ve iş göre robotlar dönemi geliyor.

16-Fabrikanızda çeşitli çevreci sistemler uyguladığınızı gördük. Bunlar nelerdir?

Bina çatısına kurduğumuz Fotovoltaik güneş panelleriyle elektrik üretimi yapıyoruz. 363 adet panel, yıllık 118.000 kwh elektrik enerjisi üretmemizi sağlıyor. Çevreci üretimle CO2 salınımı önleyerek yılda 92 adet yetişkin ağaç kurtarılmaktadır. Ayrıca binamızda Toprak kaynaklı ısı pompası sistemi mevcut, bu sayede verimlilik en az %40 artıyor. Yine binamızda uyguladığımız hava kaynaklı ısı pompasıyla, soğutma sistemini çevreye duyarlı, depreme karşı da güvenli kılıyor. Tuvalet sularının dışında kalan tüm atık sulara Gri Su adı verilir. Gri su geri kazanım sistemimiz ile su tüketiminde %50 tasarruf sağlıyoruz. Solarwall Sistemimiz sayesinde, üretim alanlarının ısıtılmasında %40’a varan doğalgaz tasarrufu elde ediyoruz.

Arşiv
2Bin Müsibet Bir Nasihat